Friday, December 21, 2012

Öğretmen Adayları İmam Hatip Liselerinde De Staj Yapabilir.

*Eski yasal düzenlemelere göre bir yazıdır lütfen sondaki notu da okuyunuz.

Eğitim fakültesi öğrencisi olarak bu sene son senem. Mezuniyetime şunun şurasında 6 ayım kaldı. Her eğitim fakülteli gibi ben de son yılımda stajyer öğretmen olarak bir okula gidiyorum. Ekim başından beri Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi'ne haftada birgün okul deneyimi dersimiz için gidiyorum. Aslında bu yazıyı yazmak için epey geç kaldım. Ama olsun yazacak anlatacak malzemem birikti :)

Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi
Ben Biyoloji Öğretmenliği okuyorum ve malumunuz devlet okullarında staj şartımız var.Fen branşı öğretmen adayları olduğumuz için fen lisesi, başarılı anadolu ve anadolu öğretmen liselerine staja gönderiliyorduk. Ve fakat gitmemiz gereken okullarda 657'ye tabî devlet memuru statüsünde sayıldığımız için başımızı açma şartı vardı.Sınıfımdaki ben ve benim gibi bir çok arkadaşım kara kara stajda ne yapacağımızı düşünürken aklımıza imam hatip liseleri geldi.İmam hatip liselerindeki dileyen bayan öğretmenler derslere başörtülü girebiliyorlar.Biz de neden bu okullarda staj yapmayalım ki diye düşündük.Uygun bir dille stajdan sorumlu hocalarımıza bu fikrimizi açtık.

Monday, November 19, 2012

Aşkımıza Kamburun Engel Olamaz !!


Alman filozof Moses Mendelsshon, günümüzden 200 yıl kadar önce Hamburg'a gider. Orada banker Guggenheim ve ailesiyle tanışır, adamın güzel kızı Frumtje'ye aşık olur. Mendelsshon'un kambur ve kısa boylu olduğunu belirtmem gerek.[1]
Mendelsshon, birkaç hafta bu aşk ile baş etmeye çalışır ve sonunda kalkıp Guggenheim'a gider ve kızının kendisi hakkında ne düşündüğünü sorar. Tahmin edebileceğiniz gibi kız hiç hoşlanmamış, hatta korkmuştur.
Mendelsshon kıza veda etmek için izin isteyip üst kata çıkar ve kızı nakış işlerken bulur. Kız bakışlarını kaçırarak konuşmaktadır. Filozof kıza karşı hissettiklerini anlatır.
Frumtje sonunda şöyle sorar:
"Evliliklerin cennette kararlaştırıldığına siz de inanıyor musunuz?"
"Kesinlikle" diye yanıtlar filozof. Ve konuşmaya devam eder:
"Biliyorsunuz bir çocuk doğduğunda cennette seslenirler:
'Bu çocuk, şu kızı eş olarak alacaktır.'
Ben doğduğumda da gelecekteki eşim böyle belli olmuştu. Sonra eklemişlerdi:
'Ne yazık ki bu kızın bir kamburu olacak.'
Ben bağırdım:
'Yüce Tanrım, kamburu olan bir kız kolayca acımasız ve sert huylu birine dönüşebilir. Bir kız güzel olmalıdır. İyi Tanrım, kamburu bana ver, onu güzel ve iyi şekillenmiş olarak yarat.'"
Derinden duygulanan Fruntje elini Mendelsshon'a uzatır, çok geçmeden de evlenirler!..

[1] Öyküyü aktaran: Mehmet Yılmaz
[2] Theodor Reik, Aşk ve Şehvet Üzerine - Romantik ve Cinsel Duyguların Psikanalizi", Say Yayınları.

Bu yazı sugibiol.blogspot.com dan alıntıdır.

Friday, October 5, 2012

Farklı Bir Doğum Hediyesi: Bez Pasta

Aileye katılacak bir bebeğin getirdiği heyecan paha biçilemezdir.Dokuz ay boyunca anne kadar etrafındaki akrabaları da heyecanlı bir bekleyişe tabi olur.Ve doğum anı gelip çattığında, anne doğumhanede bir, sevenleri ise dışarıda dokuz doğurur.Elbette hiçkimse anne kadar yoğun bir şekilde acı, endişe, korku ve sevinç duygusunu yaşayamaz.Yine de yakınlarınızdan biri doğum yapıp minik yavrusunu bağrına basarken, bu mutlu gününde onun yanında olmak istersiniz değil mi ? El boş gitmeyeceğinizi umut ederek sizlere değişik bir hediye önerisinde bulunmak istiyorum.Çiçek de yaptırıp bu işten kolayca yırtabilirsiniz ama yani ne diyeyim sizce de biraz klişe bir hediye olmaz mı ?

Geçtiğimiz günlerde okuldan yakın bir arkadaşımın iki ablası da art arda doğum yaptı.Kendisi yeğenlerini seven ilgili bir teyze olarak doğumdan günler önce ilginç bir hediye bulma telaşına düştü.Ve "Bez Pasta" fikrinde karar kıldı.Hazırlaması çok kolay bir hediye.İhtiyacınız olan ana malzeme "bebek bezi".Bebek bezlerini rula haline getirdikten sonra hepsini bir araya getirip bir kumaş yardımıyla birlikte tutabilirsiniz.Etrafını süslemek tamamiyle sizin hayal gücünüze kalmış.Kurdaleler,tüller,boncuklar, sim kordonları v.b ile kendi tasarımınızı oluşturabilirsiniz.

Hediyesini hazırladığında bana da fotoğraflarını yolladı. Blogger aracılığıyla kendisine şükranlarımı sunuyorum :) Fatma'cığım teşekkürler canım.

Bu pembeli pasta küçük hanımlar için 


Ve tabi küçük beyleri de unutmamak lazım :)




Wednesday, September 26, 2012

Something Is Wrong But What ?

Watch this video ! And see how "a could have been love story" ends with nothing.

Tuesday, August 28, 2012

Nihayet Döndüm :)

İki aylık Kastamonu tatilim sonunda bitti.21 Haziran'dan beri evimden, yatağımdan, internetimden, İstanbul'umdan uzakta gün doldurdum.Sayılı gün çabuk geçer tesellisi ile kendimi avuttum.Nihayetinde artık evimdeyim.Mutluluğuma diyecek yok lakin bir yanım da buruk.Her ne kadar başlarda kalmayı istemediysem de, yaşamaya alıştığım yerden ayrılmak biraz üzüntü vericiydi.

Kastamonu'nun en güzel sahil ilçelerinden biri olan Doğanyurt'da serin serin rahat bir Ramazan geçirdik.İki tane civciv, üç tane de tavuk aldık.Her gün 3 yumurta yumurtluyorlardı. Annem bahçemizin bir kısmına biber filan ekti.En organiğinden günler geçirdiğime yemin edebilirim :) Nefes aldığımızda ciğerlerimiz, balkona çıktığımızda gözümüz gönlümüz bayram etti.Bir yanımızda engin mavilikler, bir yanımızda huzur veren yeşillikler...Değmeyin keyfimize.

Sunday, June 10, 2012

Kağıttan Kutular Yapalım

Geçtiğimiz hafta sevdiğim bir arkadaşımın doğum günüydü.Sınav haftam olduğu için pek şaşalı bir hediye almaya vaktim olmadı.Bari sunumu güzel olsun diye el yapımı kutular nasıl yapılıyor araştırmaya başladım.Bloglarda ve youtube'da neler gördüm neler...

Çok basit bir katlama tekniğiyle yapılan bu kutu çeşidini sizlerle paylaşayım dedim.Boyutlarını kendinizin de seçebileceği iki kare kağıt ya da karton ile hoş kutular yapabilirsiniz.Hele bir de süsleme püsleme işine girerseniz "dadından yinmez" :)))
Ben videoda alt kutu için 14x14cm'lik, kapak için 15x15cm'lik kare kağıt kullandım.Karton almaya üşendim evde olan renkli kağıtlarımı kullandım kusura bakmayın :)



Thursday, May 31, 2012

Hey Siz (B)-Ayım ! Lafım Size !


Eğitim sistemi yenilensin falan filan boş bunlar.Her gün bindiğim otobüslerde ben kültür seviyemizin âlâsını görüyorum efendim. Dingonun ahırından çıkıp otobüse binen insan müsveddelerini görünce bir kez daha emin oluyorum ; -Bizdeki toplu taşıma edepsizleri adab madab öğrenmez.

Bazen öyle anlar oluyor ki; otobüse insan mı binmiş hayvan mı kestiremiyorum. Bu (b)ay(ı)lar neden adabınca oturmayı beceremiyorlar ?! Oturacak yer gördü mü koltuğa dolaptan çıkan margarin gibi yayılma olayı yok mu, favorim. Hele birde bacaklarını 90 derecelik açıyla açmıyorlar mı ?! Evlere şenlik vesselam. O bacakları tavuk bacağı gibi iki yandan tutup caaart diye yırtasım geliyor. Ne fayda :( Kendime hakim oluyorum. Çünkü ben ailesi tarafından "leydi" gibi yetiştirilmiş bir insanım. Asaletimden ödün vermeyeyim derken sinir harabiyetinden bitap düşüyorum.
90 derecelik manyak

Bu uzakdoğulu (b)ayı, yazıma resim ararken buldum. Öyle vahim bir haldeydi ki, kendisine Paint'te pantolon yapmak zorunda kaldım. Demek ki; erkek her yerde aynı. İçindeki hayvanî yönü ortaya çıkarmadan edemiyorlar. Bu oturuştaki mananın ne olduğunu çözen lütfen beni aydınlatsın.
Uzun lafın kısası beyler, yaratıldığınız sıfat üzre insan gibi otobüse binin.

Wednesday, May 23, 2012

Do Everything But Study


What am I gonna do now ?? Finals are coming but I'm not ready.Well, actually I wanna study, really, I do.But whenever I sit down and try to read something, I feel sleepy.I yawn and yawn and can not close my mouth.

Then I try something to get rid of sleeping.I visit the kitchen and open the fridge,look inside for something to eat but I'm not hungry.I can't find anything so I walk away then I come back in 5 minutes.I ensure myself that "there is nothing to eat in the fridge".



I continue to discover my house.I expect to find astonishing things that I never saw before.I turn the TV on, find a programme watched before.Suddenly the programme becomes very interesting and I watch it again.Then I realize that I don't feel sleepy.So that it's time to study again.I walk to my room to study hard.I stare at the kitchen.Just one look...but what the hell are these? Are these dishes ? Who did this mess ?!They must be cleaned.Immediately I wash the dishes.
Now I can go and study.I sit down and start yawning again. OhhhhhHhHH..?????? Why can't I focus on my lessons ????!!! What the hell is wrong with me??

Monday, May 21, 2012

Hafıza Kartım Sizlere Ömür...


Tarifsiz kederler içerisindeyim...Evet dostlar cep telefonumun hafıza kartını çok talihsiz bir şekilde kırmış durumdayım.Minicik karta depoladığım resim video müzik gibi pek kıymetli hatıralarımı da kaybettim.Artık sadece beynimde yer ettikleri kadar varlar.Allah'ım ben nasıl onları başka bir yere yedeklemem ??!! Ah Leylâ aaaaaahhhh aptal kafam aptal kafam.Çok mağdurum a dostlar çoook :((

Friday, May 18, 2012

Tuesday, May 15, 2012

The Boring Lessons-->Drawing Skills

Korean Queen Dowager                              My Queen Dowager
I believe that students can improve drawing skills during the boring lessons.I tried to draw this daebi mama (대비마마)-or in english Queen Dowager (Mother of King)- in the evolution lesson =))) 




Bende yaparım ki :) DIY

Şöyle bir blogları gezdim tozdum.Herkesler pek bir maharetli.Bir de döndüm kendime baktım tık yok :) Leylâ kızım bunca yıldır içinde sakladığın üretici insanı ortaya çıkarmanın vakti geldi de geçiyor bile dedim kendime.Evde şuursuz bir şekilde artık materyal arama telaşına girdim ve bilin bakalım ne buldum: "Dyo boya renk kataloğu"
Artık malzemem tamamdı.Şimdi sıra ya üretilecek ya da büyülü bir dönüşüm geçirecek eşyaya ihtiyacım vardı.İlk kez El Emeği Göz Nuru (EEGN) yapacak biri için ufak adımlar atmam gerektiğine karar verdim.Bu durumda büyülü değişim şıkkını seçmem gerekiyordu.İkinci zorlu arayışım kırık dökük, yırtık pırtık, eski püskü eşyaları bulmak üzerine oldu."Arayan bulur." vecizesinden hareketle bende amacıma ulaştım vee işte bu kırık çerçeveyi buldum.Yıllarca uhulanarak iş görmüş bu resimlik EEGN operasyonum dahilinde tedavülden kaldırıldı.Katalog ve çerçeveyi yanyana koyup bu ikisi aynı bünyede işe yarar bir forma dönmeli dedim ve kolları sıvadım.


Katalogtaki renkleri güzelce kenarlarından kestim.

Sonra beğendiğim renkleri tonlarına göre dizdim.Çerçevenin en ve boyuna uygun
olacak şekilde sütunlar hazırladım.
Hazırladığım renkli sütunları çerçeve kenarlarına yapıştırdım ve 
içine 15 yıl önce kızkardeşimle Çamlıca'da çekilmiş 
bir fotoğrafımı koydum.

Böylece EEGN bir çerçevem oldu.Bende yaptım ki :)


Monday, May 14, 2012

Victorian Moustache Cups

Here we see a man in the Victorian Era.Look at this huge moustache.He is definetely not a man of this century. But in 19th century this kind of  moustaches were very popular. Did it have an effect on women ?  Who knows ? Maybe yes maybe no. Well, as a matter of fact it has no influence on me. 
Anyway, many men showed extra care for moustache.They waxed moustaches to keep looking good and shiny.But when they wanted to drink tea or coffee, their fabulous moustaches were big problem.So, an English potter named Harvey Adams invented Moustache Cups to protect moustaches getting wet in the mid 1800′s.What an invention !! :)





    

         

 




Saturday, May 5, 2012

Do You Remember "Problem Child" ?


It´s my Party - Problem Child. Singer: Lesley Gore

Yesterday I saw "Problem Child " on TV.And I waited to watch my favourite part "Junior ruins the birthday party".If you havent watched this movie yet, you're missing something.It is an oldie goldie movie like "Home Alone".
When I saw Junior(Problem Child),he took me back to my childhood.That moment was full of emotion for me.I understood that I miss my chilhood.Those days will not come back.I won't have the energy a child has.I won't play outside, run like a crazy.I wont fight with other children just because they did something wrong.Everything was so simple.But now I have lots of responsibilities, lots of burden on my shoulders...I have to deal with LIFE.

Sunday, April 29, 2012

Messt Café Beni Mest Etti :)))



Bu gün çok sevdiğim iki arkadaşım can dostum kankamla buluştuk.2003 yılında LGS için gittiğimiz dershanede başlayan dostluğumuz hala devam ediyor. 13 yaşında tanışan sabi sübyanlar şimdi birer genç kız. Zamanın çabuk geçmesi mi beni üzsün yıllardır kopmayan bağımız mı sevindirsin bilemedim. Büyüdük ama sohbetlerimizde hala 13 yaşındaki o kikirdek hallerimize dönmek çok hoş.

My Sister and I Made Delicious Cookies



Yesterday was my cousin's birthday.So,my sister and I planned to organize a surprise birthday party.Our cousin's sister in law made a birthday cake.Therefore we felt that we had to cook something too.Then we decided to make this delicious helix cookies.I wanted to share the recipe.It's easy and yummy =)




Ingredients

2/3 Cup (150 grams) butter

1 1/2 Cups Sugar
4 tablespoons vegetable oil
1 egg
2 1/2 cups flour
10 grams baking powder
5 grams vanilla powder
1/2 teaspoon salt
2 tablespoon cocoa powder


  1. In a large bowl, cream together the butter and 1 1/2 cups sugar until light and fluffy using an electric mixer.
  2. Add the egg,vegetable oil, vanilla and baking powder, salt, and mix well.
  3. Add the sifted flour into the mixture.Knead it until you have medium consistency dough.
  4. Divide the dough into 2 equal pieces. Add cocoa one of the dough pieces, and knead it until the piece turns into brown totally.
  5. Put the doughs in the fridge for 15 minutes at least.It helps to roll out doughs easily.
  6. After 15 minutes take doughs and roll out the brown dough piece larger than a flat service plate. Roll out the other one also and place it onto the brown one. Roll it for a while without forcing on it too much to make them stay together. 
  7. Put the roll in the fridge again but  this time for 2 hours at least.( You have to be patient)
  8. After 2 hours, cut this roll into pieces, each one should be thumbnail thickness. 
  9. Place the cookies onto the greased baking tray with some spaces between each of them. Place the tray into the oven, which is preheated to 165  °C 
  10.  Bake it for a short time. Do not let the cookies turn to yellow like me =(

Wednesday, April 25, 2012

Hello :)

Hi everybody.I am Leyla from Turkey or we say as Türkiye(If you wonder my country --> http://en.wikipedia.org/wiki/Turkey)I'm 22 and student at Marmara Unıversity in Istanbul.II'm studying education of byology.That's mean, I'm gonna be byology teacher.If everything goes well, I'll be graduated next year.(I hope so...)
I love Korean Dramas.I have been watching them since 2007.My drama addiction started with Dae Jang Geum(Jewel In The Palace).It was a historical drama that is based on a true story about a legendary girl
  who became the first woman doctor of Joseon Dynasty.I watched it on our national public tv channel.It was a great chance to meet Korean dramas and culture.And now I am addicted to K-Dramas.I'm lucky coz lots of people in Turkey love them too.We have talented subbers.They translate nearly every drama to Turkish.
I noticed that I can understand some korean words and sentences.So I try to learn Korean by myself.Actually I found an awesome website about it. Talk To Me In Korean http://www.talktomeinkorean.com .Hyunwoo Sun and the other teachers prepare and share every pdf of lessons without price.The lessons are supported by videos and mp3s.They are such an amazing teachers.They guide you  every step of learning Korean.So,If you are willing to learn Korean, I recommend you visit this website ;)




Rooftop Prince İzliyorum :)

Kore dizilerine olan ilgim çevremde ki herkes tarafından bilinir.Kızkardeşim ve ben birer fanatik olarak hayatımızı sürdürüyoruz.Sağolsun Kore sinema ve televizyon sektörü de bizleri boş bırakmayacak şekilde çalışıyor, çalışıyor ve çalışıyor.Kore dizilerinin en güzel ve en kötü yanı bölüm sayılarının az olması.Türk Milleti olarak biz ki 100 bölümden aşağı diziye " erken bitti " deriz,kore dizilerini görünce dişimin kavuğuna yetmedi ayol diye hayıflanıyoruz :) Yılan hikayesine dönmeden önce, her şeyi tadında bırakıp nihayete erdirmek en güzeli.Ortalama bölüm sayılarının 16 ila 24 arasında değiştiği sektörde o kadar çok dizi çekiliyor ki ekonominin mihenk taşlarından biri bile denebilir artık.Dünya bu gerçeğe yeni yeni uyanıyor fakat "Bu Uzakdoğulular bi filmler çeviriyorlar ama dur bakalım" diyenlerin sayısı da hiç azımsanmayacak miktarda.

Friday, April 20, 2012

Hadi Bakalım :)

Yeni bir blog açmanın heyacanı içimde bu yazıyı yazıyorum. Aman ne heyecan ne heyecan!! Akıbetinn ne olacağını bilemediğim bu blogum da her an bloglar mezarlığındaki yerini alabilir. Bir hevesle başladım ama bakalım ne olacak sonumuz. Allah Kerim diyelim barim... :)
 

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...