Wednesday, April 25, 2012

Rooftop Prince İzliyorum :)

Kore dizilerine olan ilgim çevremde ki herkes tarafından bilinir.Kızkardeşim ve ben birer fanatik olarak hayatımızı sürdürüyoruz.Sağolsun Kore sinema ve televizyon sektörü de bizleri boş bırakmayacak şekilde çalışıyor, çalışıyor ve çalışıyor.Kore dizilerinin en güzel ve en kötü yanı bölüm sayılarının az olması.Türk Milleti olarak biz ki 100 bölümden aşağı diziye " erken bitti " deriz,kore dizilerini görünce dişimin kavuğuna yetmedi ayol diye hayıflanıyoruz :) Yılan hikayesine dönmeden önce, her şeyi tadında bırakıp nihayete erdirmek en güzeli.Ortalama bölüm sayılarının 16 ila 24 arasında değiştiği sektörde o kadar çok dizi çekiliyor ki ekonominin mihenk taşlarından biri bile denebilir artık.Dünya bu gerçeğe yeni yeni uyanıyor fakat "Bu Uzakdoğulular bi filmler çeviriyorlar ama dur bakalım" diyenlerin sayısı da hiç azımsanmayacak miktarda.

Şu aralar takip ettiğim dizilerden birisi "Rooftop Prince" . Türkçeye "Çatıdaki Prens" olarak çevirebileceğimiz bu dizi Kore'de hala gösterimde.Türkler yapsa yok artık diyeceğim bir konuya sahip.Korelilerde o kadar çok absürd şey gördüm kim artık onlarda hiçbir şey bana garip gelmiyor.Özetlemek gerekirse; yüzyıllar öncesindeki Joseon Hanedanlığından(aynı bizim Osmanlı gibi) bir veliaht prens eşinin ölümünü adamlarıyle beraber araştırırken bilinmedik bir sebeple günümüz Kore'sine gelir.Kendilerini Park-Ha adlı bir genç kızın çatı katındaki dairesinde bulurlar.Veliaht prens geldiği bu yeni ve bambaşka dünyada ölen eşine çok benzeyen birini bulur.Ardından bu zaman yolculuğunun gizemini ve geçmişteki cinayetin nedenini çözmeye çalışır.Komik,fantastik ve romantik denebilecek güzel bir dizi. Bu sahne ilk bölümden...
Bu da, çatıkatında kendilerini buldukları ve korkudan evi talan ettikleri zaman :)
Bunlar da dizinin kötü kadın ve kötü adamı
Ben önerimi yaptım izlemek sana kalmış kıymetli okuyucu

No comments:

Post a Comment

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...