Tuesday, August 28, 2012

Nihayet Döndüm :)

İki aylık Kastamonu tatilim sonunda bitti.21 Haziran'dan beri evimden, yatağımdan, internetimden, İstanbul'umdan uzakta gün doldurdum.Sayılı gün çabuk geçer tesellisi ile kendimi avuttum.Nihayetinde artık evimdeyim.Mutluluğuma diyecek yok lakin bir yanım da buruk.Her ne kadar başlarda kalmayı istemediysem de, yaşamaya alıştığım yerden ayrılmak biraz üzüntü vericiydi.

Kastamonu'nun en güzel sahil ilçelerinden biri olan Doğanyurt'da serin serin rahat bir Ramazan geçirdik.İki tane civciv, üç tane de tavuk aldık.Her gün 3 yumurta yumurtluyorlardı. Annem bahçemizin bir kısmına biber filan ekti.En organiğinden günler geçirdiğime yemin edebilirim :) Nefes aldığımızda ciğerlerimiz, balkona çıktığımızda gözümüz gönlümüz bayram etti.Bir yanımızda engin mavilikler, bir yanımızda huzur veren yeşillikler...Değmeyin keyfimize.
Ramazan yazın ortasına gelmeseydi pek çok deniz keyfi de yaşayabilirdik.Hem tenha hem de temiz bir sürü koyları var.Balık Kayası ve Uzun Kum bunlardan sadece ikisi.Biz ailecek Ramazan'dan önce Uzun Kum'a gitme fırsatı yakaladık. Bir km'lik sahil şeridinde hiç kimsenin olmadığını düşünün.Tesettürlü biri için bundan güzeli düşlenemez.Kimsecikler etrafta yokken, rahat rahat denize girdik.Harikaydı.Üstelik bulunduğumuz yerde bir de çeşme vardı.Allah o çeşmeyi yaptıran kişiden razı olsun.

Karadeniz'de denize girmek için çok kısıtlı bir zaman dilimi var. Bir anda deniz soğuyuveriyor ve sizde bakıp kalıyorsunuz.Biz denk getirebildiğimiz için çok şanslıydık.

Genel olarak merkez dışında Doğanyurt'un köylerinde akrabalarımız var.Annem aslen Düzağaç köyünden.Dedemin yanında da 3 hafta kaldık.Tabi tavuklarımızı da köye götürdük :)
Bize o kadar alışmışlardı ki; evcil hayvan gibi seslenince yanımıza geliyorlardı :)

Dedem sacda yufka pişirirken
Köyde yemek adına olağanüstü kalorili günler geçirdim.Annem bir gün fırın yaktı, bir gün sac yaktı.Etli ekmek mi dersiniz, börek mi dersiniz mısır ekmeği mi dersiniz ne derseniz deyin...Akla gelebilecek hamur işlerinin hepsinden yaptık.Süt mısırları oldu.Bir akşam haşladık yedik,bir akşam közledik yedik.İncirler çıktı.Her akşam löp löp lokum incirlerden yuttuk.Köyde temiz havadan mıdır nedir insanın iştahı muazzam derecede açılıyor.Kendime dur diyemediğim o kadar an oldu ki...Çoğu zaman "Amaaan manken mi olcam" diye kendimi avuttum. Ama napabilirim ?? Dedem inanılmaz güzel yemek yiyen biridir. İnsan tok olsa da, onu yemek yerken izlese karnı acıkır. Ee, onun yanında bende iştahla yedim işte.dönmeden önce tavuklarımızı dedeme emanet ettik.Eylül sonunda annemler kestane-ceviz mevsimi sebebiyle yine köye gidecekler.

İstanbul'a güzel anılarla döndüğüm için mutluyum :)

No comments:

Post a Comment

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...